logo

YENİ SINIRLAR YOK


Mehmet Ali Seyyidoğlu
maliseyyidoglu@yagmurhaber.com

kayip-cocuklar-sehri8dc1ede2324d5986a22e

Ülkemin değişen yüzü,
Saçları jöleli,
Hep dalgın bakışlı ve aklı dağınık Anadolu çocukları…

Bildiği en güzel şey öğrendiği İstanbul şivesini,
Dağarcığındaki en afili kelimelerle konuşmaya çalışmak olan,
Hep aynı kaderin, gayr-ı resmi – masum ortakları,
Dedelerinden kalma yıllanmış kederin bin yıllık taşıyıcıları…

Doğduğunuz kentten çok uzak,
Şehirden ziyade ülkeye yakışan bir ıssızlığın asılı olduğu bu uzun sokaklar,
Sabah akşam fahişe vardiyalı düşler,
Seyirlik manzarasındayken hayatın,

“Üstüne basılan kaldırım taşları gibi ezilen…”

Yaptığı lahmacunu yiyemeyip,
İnşa ettiği evde oturamayan,
Kaskatı kaşlarının ardında naif – koca bir yürek saklarken,
Bunu sadece tanımadığı bir çevreden korunmak için yapan,
Bozuk Türkçesiyle her daim tüm dikkatleri istemeden toplayan,
Kalbi yumuşak,
beyni öfkeli,
Kendini eleştirirken kiralık katil gibi çalışan,
Sonuncu sınıf evlerde oturup,
En ağır işleri tutan,
Masum – öfkeli – sevecen sabırlı –
Kaderi ve kederi esmer Anadolu çocukları…

Yeni sınırlar yok,
Eski, olmayacak bir ütopyaydı abilerimizin söyledikleri,
Dertleri sınırdan çok adam yerine konmaktı belki,
Milliyeti ne olursa olsun,
Doğduğu şehre göre sorgulanmayan insanlardan oluşan bir ülke için kurdukları hayalde
Gençliklerini ortaya koyan kayıp bir neslin kardeşleri –
çocukları –
mirasçılarıyız biz…

Bu ağır deneyden de anladık ki;
Sosyal sorumluluk diye bir şey yok,
Sosyal bir çılgınlık var şimdi,
Feda kültürünü unutun gitsin,
Bireysel fahişelikler tavan yapıyor şimdi borsada,
Dolar ve Euro imparatorluğunda…

Konu – komşuya dağıtın dalgın bakışlarınızı,
Kaygılarınızı gömün annenizin genç kızlık mahzenine,
Unutun gitsin abilerinizin gençliğini,

Zayi edilmiş kuşlardı onlar,
Unutun gitsin o uzak ütopyayı,
İnsan icadı, zalim bir tuzaktı onlara kurulan…

Aynı toprağın mahsulleriyiz,
Aynı ekmeğin zayıf bacaklı çocukları;
Doğduğumuz – dedelerimizin öldüğü bu toprakların suçu yok,
Yaşanan her şey kokuşmuş bir çarkın mirası…

Unutun gitsin:

Abilerimizin düşünü kurduğu ülke aslında burası…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

1+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YAŞAM BOYU GÜZEL BİR CİLT

    09 Temmuz 2015 Köşe Yazıları

    Unutmayın ki güzel bir cilt için, doğuştan getirdiğiniz iyi genlerin yanı sıra kendinize iyi bakmanız da gerekiyor. Cilt bakım teknikleri ve ürünleri yaşlara göre değişiklik göstermekte. 20'li, 30'lu, 40'lı, 50 ve üstü yaşlarda uygulayacağınız basit tekniklerle yaşınıza göre güzel görünmeniz mümkün. Yaşamın kaliteli olabilmesi için beslenmenin de kaliteli olması gereklidir. Bu nedenle kişilerin doğru beslenme sistemlerini yaşamlarına adapte etmeleri önemlidir. Yaş dönemlerine göre beslenmeyi ayarlamak hem birçok hastalığın önlenmesine ...
  • KOKULAR VE ETKİLERİ

    25 Mart 2015 Köşe Yazıları

    Bitkiler ilham, konsantrasyon, çalışmak için zindelik, dinlenmek, uyumak ya da hayal kurmak için doğru ambiansı yaratarak ruh halimizi etkilerler. Farklı bitkisel yağlar farklı enerji türleri yaydıkları için ihtiyaç duyacağınız titreşim ve enerjiye göre belirli bir yağ ya da yağ karışımı kullanabilirsiniz. Kokular ve Etkileri Konsantrasyon için; Limon, fesleğen, limon otu, okaliptüs, kişniş, laden. Mutluluk için; Portakal, gül, yasemin, kişniş, zencefil, ıtır. Kabullenmek için; Servi, ölmez otu, melisa. Kızgınlığa karşı; Paçul...
  • GÖĞÜS BAKIMI HAKKINDA HERŞEY

    21 Mart 2015 Köşe Yazıları

    Göğüslerin sarkmış olup olmadığını anlamanın çok basit bir yolu vardır: bir göğsün altına kalem yerleştirilir, kalem düşmeden duruyorsa göğüs sarkmış anlamına gelir! Göğüsler de nemlendirici bir kremle beslenmelidir. Ama kesinlikle masaj yapıl­mamalıdır, zira göğüsler çok duyarlıdırlar. Besleyici kremi bolca ve yumuşak, dairesel hareketlerle aşağıdan yukarıya doğru sürmek gerekir Göğüslerin diriliğinde kilonun da rolü vardır. Çok fazla zayıflama göğüslerin sarkmasına neden olur. Ayrıca sık sık şişmanlayıp zayıflama göğüs kaslarının gevşey...
  • KOKUNUN PSİKOLOJİK ETKİSİ

    16 Mart 2015 Köşe Yazıları

    Tarih boyunca kokuların insan üzerindeki etkileri incelenmiş ve çeşitli hastalıkların iyileştirilmesinde kullanılmıştır. Evrimsel olarak bakıldığında koku, duyularımız içerisinde en ilkel ancak en önemli olanıdır. Ceninde koklama sistemine ait hücreler beyin hücrelerinden daha önce gelişirler ve koku alma sinirleri vücutta yenilenen tek sinir hücreleridir. İlkel çağlarda hayatta kalabilmemiz için duyu organlarımızı maksimum seviyede kullanmamız gerekiyordu. O dönemlerde tehlikeleri farketmede çok önemli olan koku günümüzde önemini yitirmesin...