logo

YALNIZLIK VE BONZAİ


Mehmet Ali Seyyidoğlu
maliseyyidoglu@yagmurhaber.com

YALNIZLIK VE BONZAİ 1Ölümün yeni ismi bonzai yüzünden, son zamanlarda haberleri takip etmekten korkar olduk. Her an yeni, genç bir ölümle karşılaşacağız diye yüreğimiz elimizde geziyoruz. Maksadım uyuşturucunun ne kadar kötü bir bağımlılık olduğundan bahsetmek değil. Zira bunları zaten hepimiz biliyoruz. Burada sorulması gereken önemli soruların başında dün ve bugün arasında ne tür farklar olduğudur. Yani ne oldu da bu genç adamlar, genç kadınlar çıldırmaya başladı (!) ve o güzelim, bedenlerini tedavisi bile tam olarak olmayan bir ölüme teslim etmeyi seçti? Ki kullanma yaşı 20’ye ve hatta altına düşmeye başladığını da es geçmemek lazım.

Bu bağlamda ilk söylenmesi gereken sanırım bağımlılık noktasıdır. Biliyor musunuz tüm insanların istisnasız ortak noktası “Anne bağımlılığıdr.” Doğduğumuz andan itibaren, kolları ve kalbiyle bize ilk yol olan, yolculuğumuzun asıl sahibi ve sebebi olan annelerimizden bahsediyorum. Tüm bağımlılıkların kökeni, anne bağımlılığıdır, yani ilişki bağımlılığı.

Uyuşturucu bağımlılığı, çözümlenememiş anne bağımlılığının başka bir nesneyle kapatılmaya çalışılmış hali veya transferidir. Yine çoğumuz bilmesek de yaşamımız boyunca başarı elde etme dürtümüzün altında çocukluğumuz yatar. Kendileri bile fark etmeden, her annenin çocuğu üzerinde kurduğu doğal otorite vardır, bu çocukta aynı zamanda aşağılık (kendini kanıtlama) kompleksi yaratır ve müstakbel her yetişkin bu kompleksi yenmek için ömrü boyunca; okulda, iş hayatında, evlilik hayatında başarılı olmak, aferin almak için bilmediği, içindeki bu gizli düşmanla savaşır. Annelerimizinse bunu kötü niyetle yaptıklarını söylemek için akıl fukarası olmak gerekir.

Bunları söylemekteki amacım, bonzai kullanımındaki tüm sebebi annelerimizden miras aldığımız bu duygulara yıkmak değil. Aksine bu tür bilimsel gerçekler, dün de var olduğu halde, neden dün uyuşturucu tüketimi bu kadar yoğun değildi? Ya da soruyu başka şekilde soralım: Toplumsal olarak ne değişti de bu hale geldi her şey?

Zor gibi görünse de cevap basit: ebeveynler. Popüler kültürün yetiştirdiği ebeveynler. Üstelik dünün büyüklerine göre çoğu üniversite mezunu olan taze ebeveynler. Hoş, kültür denen şey, birçoğunun sandığı gibi sadece diploma ile elde edilecek bir kavram değil. Kültür köklerden gelir. Elbette ki kültürün durağan olmadığını, zaman içinde değiştiğini de biliyoruz. Buradaki amaç üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Bu sebeple yeni nesil anne-babaları suçlamak gibi bir niyetim yok kimse yanlış anlamasın. Ama hatırlayabilenler düşünsün lütfen, okuma yazması olmayan insanların oluşturduğu bir neslin omuzlarında büyüyen mucize ülkenin çocuklarıyız biz. Çoğu okur-yazar dahi olmağı halde onlar nasıl başardı, peki ne oldu da onların başardığını biz başaramıyoruz?

Çünkü çocuklarımızla eskisi kadar kaliteli zamanlar geçiremiyoruz. Çünkü silsile usulü elde edilen kazanımlarımızı o insanlardan sonra kaybettik ve çoğumuz bu sebeple peydahlanan manevi eksikliği, maddi takviyelerle doldurmaya çalışıyoruz. Böylece hem biz, hem de çocuklarımız yalnızlaşıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar düşüyor bu tehlike çukuruna. Modern yaşam dediğimiz (tüketim kültürü) şey, öyle bir yarış atına çeviriyor ki bizi, çocuklarımızın daha iyi yaşam sürmeleri için daha çok çalışıyor, bunu yaparken de onlarla daha az zaman geçiriyor, onlara maddi anlamda iyi şartlar sunmaya çabalarken, manevi anlamda boşluğa düşmelerine sebep oluyoruz.

YALNIZLIK VE BONZAİOnlar da oluşan boşluğu bir şekilde doldurmaya çalışırken, dermanı bulacaklarını sandığı bonzai tuzağına düşüyor. Elbette başka sebepleri olmakla birlikte, çocuklarımızı bilmeden ittiğimiz yalnızlık denen illet bu tuzağa düşürüyor. Onlara şu ya da bu marka kıyafet, telefon vs. almak yerine, ellerini tutmayı, kalplerine dokunmaya çalışın, sohbet edin onlarla.

Daha az çalışın, daha az para kazanın, tıpkı o bahsettiğim neslin bizlere öğrettiği gibi, az parayla yetinmeyi öğretin onlara, az sevgiyle değil. Varlık içinde yüzseniz de yokluğu da ve öğretin. Sevmeyi, paylaşmayı, yeri geldiğinde başkaları için yaşamının hayatın kendisi olduğunu ve ölçülü olunduğu müddetçe o kadar da kötü bir şey olmadığını öğretin bunun.

Bonzai illetinden kurtarmak için, yalnızlıktan kurtarın önce, yalnız kaldıklarında bile yollarını kaybetmemeleri içinse ait oldukları yeri gösterip, köklerinden bahsedin onlara, çünkü insanlar da ağaçlar gibidir kökü sağlıklı ve sağlamsa hiçbir fırtına onları devirmeyi başaramaz…

Etiketler: » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YAŞAM BOYU GÜZEL BİR CİLT

    09 Temmuz 2015 Köşe Yazıları

    Unutmayın ki güzel bir cilt için, doğuştan getirdiğiniz iyi genlerin yanı sıra kendinize iyi bakmanız da gerekiyor. Cilt bakım teknikleri ve ürünleri yaşlara göre değişiklik göstermekte. 20'li, 30'lu, 40'lı, 50 ve üstü yaşlarda uygulayacağınız basit tekniklerle yaşınıza göre güzel görünmeniz mümkün. Yaşamın kaliteli olabilmesi için beslenmenin de kaliteli olması gereklidir. Bu nedenle kişilerin doğru beslenme sistemlerini yaşamlarına adapte etmeleri önemlidir. Yaş dönemlerine göre beslenmeyi ayarlamak hem birçok hastalığın önlenmesine ...
  • KOKULAR VE ETKİLERİ

    25 Mart 2015 Köşe Yazıları

    Bitkiler ilham, konsantrasyon, çalışmak için zindelik, dinlenmek, uyumak ya da hayal kurmak için doğru ambiansı yaratarak ruh halimizi etkilerler. Farklı bitkisel yağlar farklı enerji türleri yaydıkları için ihtiyaç duyacağınız titreşim ve enerjiye göre belirli bir yağ ya da yağ karışımı kullanabilirsiniz. Kokular ve Etkileri Konsantrasyon için; Limon, fesleğen, limon otu, okaliptüs, kişniş, laden. Mutluluk için; Portakal, gül, yasemin, kişniş, zencefil, ıtır. Kabullenmek için; Servi, ölmez otu, melisa. Kızgınlığa karşı; Paçul...
  • GÖĞÜS BAKIMI HAKKINDA HERŞEY

    21 Mart 2015 Köşe Yazıları

    Göğüslerin sarkmış olup olmadığını anlamanın çok basit bir yolu vardır: bir göğsün altına kalem yerleştirilir, kalem düşmeden duruyorsa göğüs sarkmış anlamına gelir! Göğüsler de nemlendirici bir kremle beslenmelidir. Ama kesinlikle masaj yapıl­mamalıdır, zira göğüsler çok duyarlıdırlar. Besleyici kremi bolca ve yumuşak, dairesel hareketlerle aşağıdan yukarıya doğru sürmek gerekir Göğüslerin diriliğinde kilonun da rolü vardır. Çok fazla zayıflama göğüslerin sarkmasına neden olur. Ayrıca sık sık şişmanlayıp zayıflama göğüs kaslarının gevşey...
  • KOKUNUN PSİKOLOJİK ETKİSİ

    16 Mart 2015 Köşe Yazıları

    Tarih boyunca kokuların insan üzerindeki etkileri incelenmiş ve çeşitli hastalıkların iyileştirilmesinde kullanılmıştır. Evrimsel olarak bakıldığında koku, duyularımız içerisinde en ilkel ancak en önemli olanıdır. Ceninde koklama sistemine ait hücreler beyin hücrelerinden daha önce gelişirler ve koku alma sinirleri vücutta yenilenen tek sinir hücreleridir. İlkel çağlarda hayatta kalabilmemiz için duyu organlarımızı maksimum seviyede kullanmamız gerekiyordu. O dönemlerde tehlikeleri farketmede çok önemli olan koku günümüzde önemini yitirmesin...