logo


22 Ocak 2014

Şike yapan futbolcuyu koruyalım

Untitled-1

FIFA’nın eski genel sekreter yardımcısı ve uluslararası ilişkiler direktörü Fransız Jerome Champagne  2015’teki FIFA başkanlığı için adaylığını Londra’da açıkladı.

Champagne ile dünya futbolundaki önemli konuları yüz yüze konuştuk. Champagne’in açıklamasındaki en dikkat çekici konulardan bir tanesi muhabirler hakkında yaptığı “Futbolda şikeyle, yasadışı bahislerle mücadele edilmek isteniyorsa muhbirleri koruyacak bir yöntem gerekli. Bu vakaları görenin hem konuşup hem de korunacağı bir sistem olmalı” açıklaması oldu.

Dünya futbolunda tespit ettiğiniz sorunları iki yıldır raporlarla yazılarla duyuruyorsunuz. FIFA bu sorunları çözmek için hâlâ yeterince güçlü mü yoksa gücünden kaybetti mi?

Bence küreselleşme futbol gerçekten için gerçekten çok bir şans oldu ve aynı zamanda da çok şeyi değiştirdi. Nasıl küreselleşmeyle devletler şirketlere ve borsaya karşı güç kaybettiyse futbolda da ulusal federasyonlar kulüpler ve oyuncu temsilcileri karşısında güç kaybetti. Futbol için de küreselleşme hem bir şans hem de sorunların kaynağıdır. Sorun FIFA’nın güç kaybedip kaybetmemesi değil futbolun evrensel kalıp kalmayacağıdır. Güçlü bir yönetişim istiyorsak güçlü bir FIFA’ya ihtiyaç var.

UEFA konfederasyonlar arasında en güçlü olanı. FIFA’yla UEFA’nın çıkarları çatışıyor mu?

Bu bir çekişme değil. UEFA iyi işler yapıyor. Fakat ulusal federasyonlarla ilişkileri yürütmek FIFA’nın görevidir. En başta Avrupa Komisyonu ve Avrupa hukuku il ilişkilerin nasıl yürütüleceği konusunda anlaşmazlıklar olabilir. Şu açık ki FIFA Avrupa futbolu için de yetkindir. Statüleri ve varoluş sebebi de Avrupa futbolundan sorumlu olmasını gerektirir.

Dünya Kupası’nda Avrupa takımlarının oranı yıllar içinde giderek düştü. Halen 32 takımın 13’ü Avrupa’dan. UEFA daha fazla kontenjan talebinde bulunursa ne dersiniz?Takım sayısının artırılmasından yana mısınız?

Niye bu bir talepleri olsun ki? Bugünkü 13 takımlık kontenjan bana gerçekçi görünüyor. Kupayı 32’den 40 takıma çıkarmak ise hem lojistik hem de mali açılardan büyük yük getirir. Maç sayısı bir buçuk katına çıkar, turnuvanın süresi bir hafta uzar. Ev sahibi ülkeye de ulaşım ve tesis açısından ek maliyetler yükler. Ayrıca kulüpler de uzayan takvime itiraz eder. Bence takım sayısını değiştirmeye gerek yok.

Futbola giren parayı nasıl denetlemek lazım?

Futbolda parayı denetlemek mecburiyetindeyiz. Çünkü bu para turnuvalarda dengesizlikler yaratabiliyor. Ayrıca paranın kötü kullanımı futbolun futbolun imajına da zarar veriyor. Ben futbolda daha çok gelir ve daha çok para olmasından yanayım. Bugün sorun futbolda çok para olmaması değil, tam tersine yeterli para olmaması. Federasyonların, kulüplerin, oyuncuların yüzde 90’ı için yeterli para yok. Asıl sorun paranın belli bir grubun elinde yoğunlaşması. Asıl sorun paranın nasıl paylaşıldığı ve kullanıldığı.

Sportif müşterek bahisin bir tehdit olduğunu düşünüyor musunuz?

Bu bir tehdit. Futbolda bahisle ilgili ilk sorunlar bundan yüzyıl önce İngiltere’de ortaya çıktı. Daha o devirde İngiltere hükümeti bu sorunu çözmek için önlemler almıştı. Yani sorun yeni değil. Son yıllarda Fransa’da, Belçika’da, Finlandiya’da, Türkiye’de benzeri yaşandı. Bu konuda kesin bir sertlik ve disiplin olması gerektiği çok açık. Fakat şunu da söylemek lazım: Bahis olaylarında rüşvet almayı kabul eden oyuncuların büyük bölümü ya çok az para alanlar ya da alamayanlar. Bir araştırmaya göre şike olaylarının yüzde 70’inde bu tip oyuncuların dahli söz konusu. İşte bu da bir futboldaki paranın kötü paylaşılmasının bir sonucu.

Bu aralar Türkiye’de şike vakalarında verilen cezalar futbolun en önemli gündem maddesi. Cezalar nasıl olmalı?

Bence bu konuda çok katı bir disiplin olmalı. Sorumluları cezalandırmak gerekli. Bununlar beraber bir şeyi de görmek lazım: Futbolda şikeyle, yasadışı bahislerle mücadele edilmek isteniyorsa muhbirleri koruyacak bir yöntem gerekli. Bu vakaları görenin hem konuşup hem de korunacağı bir sistem olmalı. FIFPRO bu konuda mahremiyeti sağlayacak bir sistem üzerinde çalışıyor. Polisi arayıp “Şu kişileri gördüm” diye anlatan bir oyuncunun kariyeri biter. Dünyada şahitleri koruyan böyle sistemler var.

Katılıktan bahsettiniz. Cezalar ömür boyu mu olmalı?

Adalette ilke şudur: Yaptırımlar suçlarla orantılı olmalı. Ömür boyu men cezası vakanın durumuna bağlı. Vakada yer alanlara karşı orantılı cezalar olmalı.

Adaylık sürecinde Türkiye’ye de gelecek misiniz?

Henüz kararlaştırmadım. Ama Türkiye’de tanıdıklarım var. Türkiye futbola önemli katkılar yapan büyük bir ülke.

Son olarak Türkiye’de futbol tesislerinin modernizasyonuna yönelik önemli bir çalışma var. Türkiye’nin buna ihtiyacı var mı?

Türkiye Euro 2016’ya aday olduğunda bunun iyi olduğunu söylemiştim. Şampiyonayı daha önce hiç düzenlememiş bir ülkede yapmak iyi olurdu. Statların modernizasyonu kaçınılmaz bir durum. Futbolu geliştirmek için iyi statlar lazım. Çünkü aileleri, seyirciyi çekecek tesislere ihtiyaç var. Ayrıca seyirciye yönelik teknolojik sistemlerin de gelişmesi lazım.

(hürriyet)


Share