logo

09 Ekim 2014

Selahattin Demirtaş açıklama yapıyor!

Demirtaş da ABD'ye gidiyorHDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş açıklama yapıyor

Demirtaş’ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

HDP’Yİ SUÇLAYANLAR HATA YAPIYOR

HDP’yi suçlayanlar hata yapıyor. İki yıla yakın bir süredir Öcalan’ın çağrısıyla başlayan bir demokratik çözüm süreci var. Ve haklı olarak Türkiye halkları, Kürtler başta olmak üzere, Türkiye’nin 81 vilayetinde yaşayan insanlar çözüm sürecini barışa kısa sürede ulaşabilmek adına desteklediler.

MESELE KOBANİ OLUNCA…

Suriye’deki bütün inançlara güç verilmesi gerektiğini, yüzlerce defa açıklamalarımızda belirttik. Fakat hükümet orada yaşayan hakları partisine göre ayırarak yardım etti. PYD’li kürt, PYD’li olmayan Kürt, Esad’dan yana olan Şİi, Esad’dan yana olmayan Şii diye ayrıldılar. Toplumda kırılmalar yaşandı. Dönemin başbakanı Sayın Erdoğan, yaptığı açıklamalarda “Suriye bizim iç meselemizdir” dedi. Biz Suriye’de yaşananları Türkiye’nin dışında yaşanıyor kabul edemeyiz dedi. Ama mesele Kobani olunca, ‘Neden bizim iç meselemiz haline getiriyorsunuz’ dendi. Bunların hepsi kırılma yarattı. Kobani’de yaşananlar bizim evimizin içinin meselesidir.

ÖSO’YA VAR, KOBANİ’YE YOK

ÖSO’ya Tırlar dolusu silah gönderildi. Kobani’ye gelince bir TIR insani yardım göndermek için onlarca görüşme yapmak zorunda kaldık. ÖSO’ya gönderilen TIR’lar hangi kanuna göre gönderildiyse, Kobani’ye de aynı kanuna göre yardım gönderilsin istedik.

HALKI EYLEME ÇAĞIRDIK AMA…

Kobani’yi birlikte kurtaralım. El ele verelim. IŞİD Türk’e de, Ezidi’ye de, Sünni’ye de tehditti. Biz HDP olarak, Olağanüstü MYK toplatısı yaptığımız saatlerde, Kobaini’den acil telefon geldi. Mürşitpınar sınır kapısının ele geçirmek üzere olduklarını söylediler. Birazdan IŞİD’in eline geçebilir dediler. Türkiye Kobani’yle bağlantısı kopmuş demektir. Katliamlar başlayacakken, biz de halkımızı eyleme çağırdık. Kobani’yle dayanışmaya çağırdık. Bizim çağrımız üzerine, ya da kendini sorumlu hissederek, insanlar sokağa çıkmaya başladılar. Hiçbir yerde şiddet olmadı. Hopa’da da İstanbul’da da hareketlilik vardı. Hiçbir yerde asla şiddet kullanılmadı. Çünkü biz yaptığımız çağrıda şiddet çağrısı yapmadık. Çağrımız açıça, insani bir çağrı, siyasi bir müdahale için halkımızı göreve davet etmekti.

ROVOKATÖRLER DEVREYE GİRDİ

Ertesi gün gösteriler devam etti ve Varto’dan ölüm haberini aldık. Güvenlik güçlerinin bir genci öldürdüğü haberi gelince, o saate kadar şiddete başvurulmayan eylemlerde şiddet başladı. Silahla göstericilere Batman’da ateş edildiği haberi geldi. Arkasından şiddeti tırmandıran açıklamaları hükümetten duymaya başladık. Provokatörler devreye girerek, şiddet eylemlerini yapan kişiler oldular. Bayrak yakma haberleri gelmeye başladı. Şiddeti başlatan HDP’nin çağrısı değildir. Tahrik edenleri bulmak hükümetin görevidir. Erdoğan sınıra gelerek, Kobani düştü düşecek diyerek, insanların öfkesini alevlendirdi. Ülkenin Cumhurbaşkanı’ndan duymak istenilen Kobani’nin düştü düşecek açıklaması değil, düşmeyeceğini duymaktı.

İçişleri Bakanı şiddeti durdurun, sesinizi duyduk açıklaması yerine, hiçbir kanunda yazmayan “misliyle cevap vereceğiz” açıklaması yaptı. Bunlara karşın biz sınıra gidip, hükümetle el ele mücadele vermeye hazırız dedik.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?