logo


Onların gözünde öteki çocuklardık

onlarin-gozunde-oteki-cocuklardik-7894124

Yetiştirme yurtlarında kalan ve 18 yaşını doldurduktan sonra bu yurtlardan çıkarılan gençlerin yaşadıkları zorluklar, herkesin bildiği ama üzerinde konuşmadığı bir sorun. Bu yurtlarda kalan ve 6 yıldır sokaklarda yaşayan B.A., “Her çocuk gibi normal bir hayatım olmasını isterdim” diyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ulusal Çocuk Politikası Çalıştayı’nda dile getirdiği yetiştirme yurtlarında kalan ve 18 yaşını doldurduktan sonra bu yurtlardan çıkarılan gençlerin yaşadıkları zorlukları, 6 yıldır sokaklarda yaşayan B.A.’dan dinledik.

Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz haftalarda Ulusal Çocuk Politikası Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada 18 yaşını dolduran çocukların Çocuk Esirgeme Kurumu’nun yurdundan çıkarıldığını Eskişehir 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği bir karar üzerinden anlatarak, “18 yaşına gelince kapı önüne konuyor ve bu çocuk suça sürüklenmiş oluyor” demişti. Kılıçdaroğlu, konuşmasında ayrıca yetiştirme yurdundan çıkarıldıktan sonra ‘nitelikli yağma’ suçundan yargılanan 19 yaşındaki Serhat Kırçal’ın şu ifadelerine yer vermişti: “Bize yurtta Sabah, öğle ve akşam yemeği veriliyor, ayrıca yatacağımız yer var, bunun dışında hayat dersi veya güzel ahlak, hayatta bizi sıkıntıya sokacak tehlikeler konusunda herhangi bir ders verilmiyor. Yurdumuzun müdürü bize, ‘Ben sana 18 yaşına kadar bakarım, 18 yaşına gelince kapının önüne korum’ şeklinde açıkça söyledi, oysa benim ne annem ne de babam hayatta değiller, ben çok küçükken soba gazından zehirlenmişler. Gidebileceğim bir amca, hala, dayı, teyzem de yok. Yurttan çıkarılanlar havalar iyi olduğunda parkta yatıyorlar, parasız kalınca arkadaşlarımız suç işleyebiliyor.”

‘Dinlemeye dayanamazsın’

Kırçal’ın bu yürek burkan anlatımını 1.5 yaşından beri yetiştirme yurtlarında kalan, 18 yaşında sokağa bırakılan ve 6 yıldır parklarda ve köprü altlarında yaşayan B.A’ya sorduk. Sokakta yaşayan çocuklar üzerine çalışan Hayat Sende Derneği üzerinden ulaştığımız B.A.’yla 4 gün önce geceyi geçirdiği köprü altında buluştuk. Gittiğimiz yerde, beton zemin üzerine serdikleri kartonlara uzanmış 2 gençle daha karşılaştık. Onların da B.A. gibi yurtta yetiştiğini ve 18 yaşına girdiklerinde sokağa bırakıldıklarını öğrendik. Adlarının Mert (21) ve Murat (20) olduğunu öğrendiğimiz gençlerle konuşmak isteğimizi söyledik ancak konuşmak istemediklerini söyleyip üzerlerine örttükleri battaniyeleri kafalarına kadar geçirip uyumaya devam ettiler. B.A.’nın ilk cümlesi ise “Çiğdem abla ben anlatsam sen dinlemeye dayanamazsın” oldu.

12 yaşında sokakla tanıştı

B.A., bir taraftan ‘evim’ dediği ve yıllarca kaldığı köprü altlarını gösterirken diğer taraftan da 24 yıllık hayatını şöyle anlattı:

“5 günlükken annemi kaybetmişim. Babam, 3 aylıkken beni bir aileye para karşılığında satmış. Satıldığım ailenin yanında 1 yıla kadar kalmışım. Fakat babam beni bu aileden kaçırmış. Beni tekrar satıp yine para kazanabileceğini düşünmüş. Satamayınca 1.5-2 yaşındayken bu kez beni yetiştirme yurduna vermiş. Benimle birlikte benden 3 yaş büyük ağabeyimi de yurda vermiş. 12 yaşına girdikten sonra yurttaki görevlilerden ve yaşça kendimden büyük çocuklardan şiddet görüyordum. Kaldığımız yerde de mutlu değildim. Gördüğüm şiddete daha fazla dayanamayıp yurttan kaçtım. İlk kez sokakla tanışmam 12 yaşında oldu. Yurttan kaçtıktan sonra Bağlarbaşı’ında parklarda ve sokaklarda kaldım. Yalnız da değildim, benim gibi yurttan ya da evden kaçmış bir sürü çocuk vardı. Biraz da bunlardan cesaret alıyordum. Her kaçtığımda bir iki ay sokakta kalıp yeniden polis tarafından yurda gönderiliyordum. 14 yaşında da bali ve tinerle tanıştım. Bu kaçışlarım 16 yaşına kadar devam etti. 17 yaşına girdiğimde de bir çocuk ve gençlik merkezi yetiştirme yurduna gönderildim. Burası yurttan çok cezaevi gibiydi. Sürekli fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyorduk. Herkes 18 yaşını doldurup yurttan ayrılma derdindeydi.”

‘Gözlerinde öteki çocuklardık’

“Dışarıdan bakıldığında belki her şey çok güzel görünüyor” diyen B.A., “Ama işte hiç de öyle değil. Bir kere sevgisizlikle büyüyorsunuz. Gördüğümüz şiddet sadece fiziksel değil, psikolojik ve cinsel şiddete de maruz kalıyorduk. Sevgisiz bir ortamda şiddetin de hakaretin de her türlüsünü gördük. Böyle olunca da ben ve benim gibi onlarca çocuk yurttan kaçışı kurtuluş olarak görüyordu. Defalarca yurttan kaçma nedenim de bundandı. 18 yaşıma girdiğimde de beni yurttan direkt gönderdiler. Çünkü biz yurttaki görevlilerin gözünde öteki çocuklardık. Bizi umursadıkları falan da yoktu. Ben de isterdim düzgün bir çocuk olup, yurttan kaçmamayı, tinere ve baliye bulaşmamayı ama yurtta yaşadıklarıma dayanmadığım için kaçıyordum” dedi.

Kartonların üzerinde uyku

24 yaşındaki B.A.’yla geceyi geçirdiği köprü altında buluştuk. Gittiğimiz yerde, beton zemin üzerine serdikleri kartonlara uzanmış 2 gençle daha karşılaştık…

fft16_mf7894122

18 yaşında kurumdan ayrılıyor

Kendisi de yetiştirme yurdunda büyüyen Hayat Sende Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Oskay, koruma altında yetişen çocukların eğer eğitimlerine devam etmiyorlarsa 18 yaşından sonra kurumdan gönderildiklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Eğitimlerine devam ediyorlarsa koruma kararları uzatılabiliyor fakat burada da şuna dikkat ediliyor; bu çocukların lise veya üniversiteyi dışarıdan okumamaları gerekiyor. Kısacası bu çocuklar 18 yaşını doldurur doldurmaz direkt sokağa bırakılıyor. Devletin bu çocuklara yaptığı tek yardım ise yurttan çıktıktan sonra verdikleri 350 TL. Önerimiz, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) veri paylaşım protokolü imzalayarak yurttan ayrılan bireylere yönelik istatistikleri yayınlamasıdır. Devletten ana beklentimiz yurttan ayrılan bireylere yönelik aktif bir planlama yaparak kişilerin nerede yaşayacağı ve nerede çalışacağı gibi konuları belirleyerek kişilere daha sonrasında psikososyal ve rehberlik hizmeti vermesidir.”

3

Kaynak:Milliyet/Çiğdem Yılmaz

Etiketler:

Share
#

SEN DE YORUM YAZ

2+4 = ?