logo

02 Ocak 2016

Murat Yıldırım: Diriliş’in tadı ilkinden de iyi

murat yıldırım

Sinan ile Efsun’un maceraları, “Kocan Kadar Konuş” serisinin ikinci filmi “Diriliş”le kaldığı yerden devam ediyor. İlk filmin “birbirine bir türlü açılamayan, başkalarının aklına uydukça da iyice çuvallayan aşıklarını” bu kez düğün arifesinde izleyeceğiz. Daha da ilginci, o stresli döneme tuz biber ekecek anneanne-babaanne savaşı olacak. Dün vizyona giren “Kocan Kadar Konuş: Diriliş”in detaylarını, başrol oyuncusu Murat Yıldırım’dan dinledik.

* “Kocan Kadar Konuş” gerçekten çok eğlenceliydi, devam filmi de onu aratmamış.
– Devam filmi ama kendi başına yeni bir film olarak da bakılabilir. Çünkü öncekini kaçıranlar “İlkini izlemedim ama keyif aldım” dediler.

* Nasıl oluyor o?
– Çünkü konu da net. İlkinin üzerine yeni şeyler eklenerek yapılmış bir film. Kıvanç Baruönü, işe her zaman nerede eksik var, başka ne yapabilirim gözüyle bakan, kendi yaptığı işe hemen aşık olmayan biri. Ele aldığı işe seyirciye sunulacağı son ana kadar emek harcıyor. O nedenle ikincisinin tadı daha da güzel olmuş diyebilirim.

* İlk filmde Efsun’u (Ezgi Mola) asansörde Sinan’a evlenme teklif ederken bırakmıştık. İkincisinde aşıklar muradına eriyor, düğün hazırlıkları başlıyor. Ben izlerken Fransız romantik komedilerinin tadını aldım filmde ama diğer yandan babaanne-anneanne çekişmesi güzel bir Türk tadı eklemiş.
– Güzel olmuş değil mi? Bu filmde aramıza Hümeyra da katıldı. Nevra Serezli’nin karşısında böyle bir ağırlık olması bize yeni bir dinamik getirdi. Erkek tarafının da işin içine girmesi gerekiyordu, böylece hikayenin kanatları biraz daha açıldı.

* Bir de ilk filmde Sinan ve ailesi çok kusursuz resmedilmişti. Ama işin içine babaannesi girince, tablonun o kadar da mükemmel olmadığı ortaya çıktı, eğlenceye eğlence katıldı. Siz izleyici olarak baktığınızda ne düşünüyorsunuz?
– Ben de filmin tamamını ilk kez seyircili gösterimde izleyebildim. Çok beğendim hatta oynadığımı unutup güldüm bol bol. Ezgi bir ara elimi falan sıktı hatta… Ama ne yapayım yani, gülesim geliyorsa güleceğim… Filmde gerçekten eğlendim. Bir kere Hümeyra ve Nevra Serezli müthiş… Ezgi keza aynı şekilde…

* Ya siz?
– Ben de ikinci filmde ağırlığı biraz daha atmıştım üzerimden. İlkinde tam rahatladım, film bitti. İkincisinde birbirini tanıyan ekip avantajı vardı, ben de çok daha rahattım kamera önünde…

murat yıldırım1

EZGİ’NİN “BİZ GOP ÇOCUĞUYUZ LAN” DEDİĞİ SAHNEDE KENDİMİ TUTAMADIM

* İzlerken bu kadar gülmüşsünüz, çekimlerde neler yaşandı Allah bilir…
– Çok keyifliydi tabii… Yalnız bir sahnede çok zorlandım; teaser’a da koyduğumuz, Ezgi’nin bana “Biz GOP çocuğuyuz lan, seviyorsan seviyorum de” diye bağırdığı sahne. Çek tekrarda istisnasız gülüyorum, çekim bitmiyor. Ne yapayım, karşımda biri komik bir şey yaptığında tutamam kendimi ben, gülerim. Oysa sadece şaşırmam gerekiyordu. İşte en çok orada zorlandım. Onun dışında Ezgi’yle oynamak çok keyifli. Kalbi tertemiz bir insan ve bu durum oyunculuğuna yansıyor.

* Sinan ile Efsun’un hikayesi devam edecek gibi duruyor…
– Etsin mi?

* Etmesin mi?
– Etsiiin… Doğru, bu da devamının gelmesini isteten bir final oldu. Sonu olmayan bir hikaye işliyoruz sonuçta (gülüyor). Sonra çocuklarla bir arada görürüz, derken ayrı ayrı çocuklarla görürüz, bitmez yani.

* Sinan yüz güldüren bir rol. Ve bence gülmek size de yakıştı…
– Teşekkürler. Ne yazık ki artık çok az gülüyoruz. 120 dakikayı bulan dizilerde güldüğünüz sahne çok az. Aslında hayat öyle değil yani. Gülerken birden ağlamaya geçiyorsunuz, ağlarken de gülmeye.

* Yakında yeni diziniz “Gecenin Kraliçesi” de yayına giriyor. Bu kış sizi çok sık göreceğiz belli ki…
– Güzel bir sene olacak benim için. Gerçi geçen sene de öyleydi. Şükürler olsun ailemin sağlığı yerinde, dostlarım yanımda. Ayrıca yeni yılda çok istediğim bir projemiz olacak, netleşince onu da açıklayacağım.

OĞLUM SANA NE HEDİYE EDECEKLER!

* Bu filmdeki eğlence, sosyal hayatınıza nasıl yansıdı?
– Kıvanç Baruönü ile bir reklam çalışmamız olmuştu, o zaman “İnşallah birlikte bir film yapabiliriz” demiştim. O hayal gerçekleşti. Ezgi ile de çok eski arkadaştık zaten, bu film sayesinde arkadaşlığımız perçinlendi. BKM’ye gelince, orası kendi içinde bir aile. O aileye girdiğiniz zaman siz de bir parçası oluyorsunuz. Kıvanç ve Ezgi, BKM ile bugüne kadar pek çok iş yapmış. Benim de ilk gözümü açtığım yer BKM. İlk figürasyonum (Organize İşler), ilk dizim (Ölümsüz Aşk), ilk başrol (Fırtına), ilk komedi tarzı film falan… Kariyerimdeki her şeyin ilkini bu çatı altında yaşadım. Beşiktaş Kültür Merkezi’ne ne kadar teşekkür etsem az.

* İlk teklif de onlardan gelmesi muhteşemmiş.
– “Bana Bir Şeyhler Oluyor”u sahnede izlerken çok özenmiştim. O zaman okuldaydım. Bir sene sonra da bana teklif geldi. İlk teklif geldiğinde makine mühendisliğindeyim, ders çalışıyorum, teklif geldi anlamadım. Vücut ölçülerimi istediler. Babamla konuştum, “BKM’den vücut ölçülerimi istediler” diye, anlamadı, “Oğlum YKM’den sana ne hediye edecekler” dedi (gülüyor).

ÜLKE REKLAMI AÇISINDAN TARİHİN EN ÖNEMLİ DÖNEMİNİ YAŞIYORUZ

* “Kocan Kadar Konuş: Diriliş”in galasında Yunanistan ve Gürcistan’dan gelen dostlarınız da vardı.
– Sağ olsunlar onlar da geldi, evet. Benim için çok önemli insanlar. Birlikte lösemili çocuklar yararına çalışmalar da yürütüyoruz. Malum, bizim diziler Balkanlar’da çok izleniyor, kapsamını genişletmek istiyoruz. Bence ülke reklamı açısından tarihin en önemli dönemini yaşıyoruz.

Kaynak:Hürriyet/Sinem VURAL

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?