logo


Merkez Bankasının Faiz Politikası

Maliye Eski Bakanı ve MHP Manisa Milletvekili Sümer Oral, Başbakan’ın Merkez Bankası faiz politikasını eleştirme yerine ekonominin temel yapısal sorunlarına eğilmesinin daha isabetli olacağını söyledi.

Plan Bütçe Komisyonu’nda ekonomi ile ilgili açıklamalarda bulunan Sümer Oral, şöyle konuştu: “Düzenleyici ve Denetleyici Üst Kurullar ekonomik sistemimize iki binli yılların başında girdi. Ekonomiye rekabet gücü sağlayan bu çağdaş kurumların en belirleyici özelliği bağımsızlıkları ve profesyonel yapılardır. Bunların titizlikle korunması gerekirken geçen 12 yılda kurumlar bu özelliklerini, dolayısıyla, kendilerinden beklenen fonksiyonlarını önemli ölçüde yitirmişlerdir. Bu kez bir süredir Merkez Bankası hedef alınmış görünüyor. Bu tavır ülke ekonomisi ve Merkez Bankası’nın yurt içi ve yurt dışı itibarını zedeler.’

Merkez Bankası’nın 2001 yılı Mayıs ayında sağlanan bağımsız yapısının fevkalade önemli olduğunu anlatan Oral, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Buna büyük hassasiyet gösterilmelidir. Faiz düzeyinin yüksekliğinden şikâyet edenlerin öncelikle ekonominin temel yapısal sorunları olan yurt içi tasarruf oranının düşüklüğü (bu oran 2002’de milli gelirin yüzde 23,4’ü iken 2013’de yüzde 12,6’ya geriledi), cari açığın yükselen trendi (2002’de milli gelirin yüzde 1’inden küçük iken 2011’de yüzde 10, 2013’de yüzde 7,9 oldu) Enflasyonun bir türlü tek haneli olarak istikrara kavuşturulamaması (Halen çift haneli düzeyler civarında), özel kesimin dış borç yükümlülük büyüklüğü (2002’de 43,0 milyar dolar, 2013’de 267,0 milyar dolar) konularına çare bulmaları gerekir. Yapısal sorunlara yapısal düzenlemelerle, reformlarla çözüm getirilir. Bu sorunları ve çaresi olacak düzenlemeleri ihmal ederseniz ekonominin iki yakasını bir araya getirmek mümkün olmaz. Unutulmamalıdır ki faiz sebep değil bir sonuçtur. Ekonominin kendi kuralları ve kendi çarkları vardır. Bunların beyanlarla yönlendirildiği de bugüne dek görülmemiştir.”

Etiketler: » » » » » » »

Share