logo


Fethullah Gülen’den Erdoğan kehaneti

erdoğanFethullah Gülen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Adolf Hitler’e benzetti. Gülen, Erdoğan’ın ismini anmadan, ‘sonu aynı olacak’ kehanetinde bulundu.

Fethullah Gülen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Adolf Hitler’e benzetti.

“Belgesellerde, filmlerde gördük çağın tahutlarından birinin yalan üzerine bina ettiği bir şey vardı. Bir yere kadar gitti, ama 10 sene, ama 15 sene… Fakat o yalan seylapları, o iftira seylapları, o intikam duygusu seylapları, başkalarını sürü gibi görmeleri onu önüne katıp sürüklediler. Böyle çok aziz yaşayacağım diye koşturdu durdu. Hep kendi refah ve saadet sarayları kurmak, dünyasını ona göre planlamak için koşturdu durdu ama bağışlayın rezil öldü, intihar etti” diyen Gülen, Erdoğan’a göndermede bulunarak; “Bunun gibi çağın bütün diğer firavunları, nemrutları aynı şeye maruz kalacaklar. Allah ilhal eder de ihmal etmez” ifadelerini kullandı.

Gülen, Herkul.org’da yayınlanan konuşmasında şunları söyledi:

BİRİLERİ O KADAR RAHAT YALAN SÖYLÜYOR Kİ…

Bir de manevî hastalıkların görenekle bir kesimden başka bir kesime sirayet etmesi gibi ayrı bir tehlike var. Birileri o kadar rahat yalan söylüyor, iftirada bulunuyor; komplolar, hileler, ayak oyunları arkasından koşuyor ki, bunlar işlene işlene toplumda bir ahlak haline geliyor.

YALANA KENDİ DE İNANIYOR

Hitler’in bazı sözleri var, böyle yalan söylüyor yalan söylüyor. Bir yönüyle ona güçlü sesler de mukabele etmediğinden dolayı, bu yalandır demediklerinden dolayı daha bir cesaretleniyor, devam ediyor. Bir an geliyor ki, söylediği yalanlara kendisi de inanıyor. Akılla, muhakemeyle telif edilemeyecek yalanlar söylüyor. İftira edalı yalanlar söylüyor. İntikam duygusundan zift gibi fışkıran yalanlar atıyor ortaya fakat bir gün geliyor tabiatı beşeriyenin tiksinti duyacağı, bu yalnalra kendisi de inanıyor. Bunlar böyle rayiç olunca, toplum da bunları bir yönüyle ahvali adiyeden görüyor. Onlar da yalan söylemeye duruyorlar.

YÜZLERİ KIZARMIYOR

(…) O bakımdan dinin temel disiplinleri adına çok sıkı durmak icap ediyor. Zerre kadarının bulaşmasına meydan vermemek lazım. Enâniyetin başını alıp gittiği, onu besleyecek şöhret, müşarün bilbenan olmak ve o istikamette kullanılan argümanlar gibi; mübalağalar, yalanlar, iftiralar, başkalarını karamalar, kendini masum, masun göstermeler ve hatta nübüvvet payesi sayılan sıfatlarla serfiraz görünmeler gibi faktörlerin çoğalıp yaygınlaştığı zamanımızda -gördüğünüz gibi- başkaları da o korkunç hataları hiç utanmadan, yüzleri kızarmadan telaffuz edebiliyorlar.

İnsanları peygambere benzeteler…. Ona dokunursan ibadet olur diyenler… Haramı Kur’an ayetleriyle yorumlamaya çalışanlar… Chil kitlelere, gafillere kabul ettiren insanlar, bir gün geliyor ki kendilerini öyle görüyorlar.

HİTLER İNTİHAR ETTİ, FİRAVUNLARIN SONU AYNI

1945′te biz de çocuktuk ama belgesellerde, filmlerde gördük çağın tahutlarından birinin yalan üzerine bina ettiği bir şey vardı. Bir yere kadar gitti, ama 10 sene, ama 15 sene… Fakat o yalan seylapları, o iftira seylapları, o intikam duygusu seylapları, başkalarını sürü gibi görmeleri onu önüne katıp sürüklediler. Böyle çok aziz yaşayacağım diye koşturdu durdu. Hep kendi refah ve saadet sarayları kurmak, dünyasını ona göre planlamak için koşturdu durdu ama bağışlayın rezil öldü, intihar etti. Bunun gibi çağın bütün diğer firavunları, nemrutları aynı şeye maruz kalacaklar. Allah ilhal eder de ihmal etmez.

Etiketler: » » » » » »

Share
#

SEN DE YORUM YAZ

5+8 = ?