logo


Erdoğan: Burada hem yolsuzluk var hem hırsızlık var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Sultangazi Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “‘çaldılar’ ifadesi hukuki değildir ama siyasidir. Biz siyasiler, birileri bir şey çaldıysa ona çaldı deriz. Hukuki nedir? Usulsüzlüktür. Bunun da bir siyasi ifadesi vardır. O da yolsuzluktur. Burada hem yolsuzluk var hem hırsızlık var.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sultangazi’de düzenlenen toplu açılış törenine katıldı. Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin de aralarında bulunduğu 24 ayrı eserin açılışının gerçekleştiği törende konuşan Erdoğan, “Birileri konuşur, biz yaparız. Farkımız bu. Çıkmış bir tanesi diyor ki; ’24 yılda ne yaptınız?’ diyor. Sadece şu eser, bu işin en güzel ifadesidir. 24 yıl önce şu andaki Sultangazi var mıydı? Bu Sultangazi ne haldeydi? Ama biz geldik Sultangazi’yi tüm alt yapısıyla, okullarıyla, ulaşımıyla, doğal gazıyla tepeden tırnağa modern bir ilçe haline getirdik. Zaten biz geldiğimizde burası ilçe değildi. Sonradan burayı da ilçe haline getirdik. Büyükşehir belediyemizin kentsel dönüşüm konutları, kapalı yüzme havuzu ve spor tesisleri, öğrenci yurdu, mahalle hizmet tesisleri, millet bahçesi, Metris köprülü kavşağı ve yan yolu, Habibler itfaiye binası gibi ilçemize kazandırdığımız pek çok eserin açılışını bugün burada yapıyoruz. ‘Ne yaptınız?’ diyenlere cevap. Bu, sadece Sultangazi. İstanbul’u konuşmuyorum, Sultangazi’yi konuşuyorum. Sultangazi Belediyemizin tamamladığı Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu ile Hanımlar Merkezi’nin resmi açılışını da buradan gerçekleştiriyoruz” dedi.

“Zalimler İçin Yaşasın Cehennem”

Erdoğan, “Esaretten, şehadete yürüyen, Mısır halkının seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi kardeşimize, bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Ne yazık ki aynı tarihte içeri alındı ve aynı tarihte 6 yıl sonra cezaevinde, mahkeme salonunda şehadete yürüdü. Mısır halkına ve İslam dünyasına başsağlığı dileklerimi ifade ediyorum. Demokratik bir seçimle işbaşına gelen merhum Mursi’nin darbe ile indirilmesi hapiste tek oda hücrede eziyet çektirilmesi ve nihayet hayatını kaybetmesini seyreden Batı dünyasını ve tüm insanlığı esefle kınıyorum. Darbe ile devrildiğinde bize Mursi’nin sonunu hatırlatanların bugün, aynı çirkinliği sergiliyor olmaları, önümüzdeki kirli zihniyetin hala varlığını sürdürdüğünü işaret ediyor. Bize, Mursi’yi hatırlatanlarla biz şu anda yarışıyoruz. Unutmayın, pazar günü yapılacak seçimde bir tarafta bize Mursi’yi hatırlatanlar var, diğer tarafta adaletle bu yolda yürüyecek olanlar var. Onun için şu 5 gün çok önemli. Durmak yok, yola devam. Çok koşacağız çok çalışacağız ve pazar akşamı inşallah zafer ile müşerref olacağız. Ben şunu söylüyorum Zalimler için yaşasın cehennem.” diye konuştu.

“Milliyetçi Hareket Partisi Ve Ak Parti Olarak, İnşallah Bu İşi Başaracağız”

Erdoğan, “Türkiye ve Türk milletini, 15 Temmuz’a ve bunca yıldır yaşanan hadiselere rağmen hala tanıyamamış olanlar, demokrasinin, milli iradenin, sandığın gücünü bir kez daha göstereceğine inanıyorum. Pazar gününe kadar kararlı mıyız? Sandıklarda milli iradenin tecellisine hazır mıyız? Öyleyse durmak yok. Cumhur İttifakı olarak, Milliyetçi Hareket Parti ve AK Parti olarak, inşallah bu işi başaracağız.” dedi.

“İşte Siz Bu Tür Şehitlerin Kendisinden Korkarsınız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hanımına Mursi’nin cenazesi bile gösterilmiyorlar, bu sabah 05.00’te iki oğluyla defnedildi. Niye korkuyorsunuz? İşte siz bu tür şehitlerin kendisinden korkarsınız. Korkaklar için de yaşasın cehennem. Bunu başaramayacaklar, ülkemiz için de bunu başaramayacaklar. Nasıl 15 Temmuz’da başaramadıysalar, bundan sonra da başaramayacaklar.” şeklinde konuştu.

“Ordu Valimize ‘İt’ Diyor, Ondan Sonra ‘İt Demedim’ Diyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda 15 Temmuzla alakalı Binali kardeşimin rakibinin o zaman attığı tweetler var. O tweetlerde de nerede olduğu belli. Nerede? FETÖ ile beraber. Ama bunlarda biliyorsunuz yalan çok. Ne diyorlar, ‘Benim onlarla alakam yok’ Hepsi kayıtlarda var. Ordu’da, Ordu Valimize ‘it’ diyor, ondan sonra ‘İt demedim’ diyor. ‘Basit dedim.’ diyor, ‘Basitleşme dedim’ diyor. Kayıtlarda hepsi var. Dürüst ol, dürüst. Siyasete dürüstlük yakışır. Başındaki adam gibi yalan değil. Al birini vur öbürüne. Biz İstanbul’umuzu bu yalancılara teslim edemeyiz. Öyleyse kapı kapı dolaşacağız. Telefonlarımız susmayacak. Tamam. Buna hazır mıyız?” diye konuştu.

“Çaldılar’ İfadesi Hukuki Değildir Ama Siyasidir”

Erdoğan şöyle devam etti:

“İstanbul’u yönetimde her şeyden önce bütün komisyonlar şu anda Cumhur İttifakı’nda olduğuna göre burada hizmetin en ideal şekilde verilmesi de ancak böyle olur. Burada bir belirsizlik vardı, işte o belirsizliği çözmek için birleştirme tutanaklarındaki aleni yanlışlar. Şimdi diyorlar ki beyefendi rahatsız olmuş, hani ‘çaldılar’ dendi ya. Buradan söyleyeyim, Binali Yıldırım kardeşimin rakibine söylüyorum; ‘çaldılar’ ifadesi hukuki değildir ama siyasidir. Biz siyasiler, birileri bir şey çaldıysa ona çaldı deriz. Hukuki nedir? Usulsüzlüktür. Bunun da bir siyasi ifadesi vardır. O da yolsuzluktur. Burada hem yolsuzluk var hem hırsızlık var. Müsaade edin de bunu da söyleyeyim. Söylediğimiz bu. Ben mazbatamı aldım’ diyor’. Sen mazbatanı Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) almadın, İl Seçim Kurulu’ndan aldın. Daha bu işleri bilmiyorsun, öğreneceksin. Müracaatımızın ardından YSK mazbatayı geri aldı. Senden onu aldı. Bu ne demektir? Daha öğreneceğin çok şeyler var. Biz Nasreddin Hoca gibi damdan düştük damdan, bunların hepsini biliriz. Bunu bildiğimiz için de YSK’ye müracaatımızı yaptık. YSK de bu seçimin yenilenmesine karar verdi. Çünkü geçmişte bunun örnekleri çok. İptal etti. Seçimlerin yenilenmesi kararı siyasi değil hukuki bir sürecin ürünüdür. Büyükşehirde yenileme kararı veren, yenilenme kararı veren YSK benzer itirazların dile getirildiği iki ayrı ilçede buna gerek görmemiştir. Bağırıp, çağırmadık, YSK’ye ‘çete’ demedik. Ama Bay Kemal YSK’ye önce methiyeler düzerken, daha sonra YSK’ye ‘çete’ dedi. Bizim edebimizde böyle bir şey yok ama bunlarda maalesef bu var. Her şeyi söylediler.”

“Seçimden Sonra Da Bunun Hesabını Vereceksin, Dur Bakalım, Bitmedi İş”

Erdoğan, “Geçen akşam televizyon programında bunu da inkar ediyor, ‘böyle bir şey yok’ diyor. Niye? Yalan bunların genlerine işlemiş, genlerine. ‘Ben Ordu Valisine it demedim, basitleşme dedim…’ Bütün görsel ve yazılı medyada var, dedin. Seçimden sonra da bunun hesabını vereceksin, dur bakalım, bitmedi iş.” dedi.

“Benim Polisime, Polislerime De Yanındaki Avanesi ‘Şerefsizler’ Dedi”

Erdoğan, “Benim polisime, polislerime de yanındaki avanesi ‘şerefsizler’ dedi. Onlar da kayıtlarda var. Bunların hesabını vereceksiniz. Biz ne valimize ‘it’ dedirtiriz ne de polisimize ‘şerefsizler’ dedirtiriz. Utanmıyor musun? Yanında koruma olarak bu milletin polisini alıyorsun, ondan sonra da polisime ‘şerefsizler’ diyorsun. Bunların hesabını soracağız. Herkes yerini de bilecek, haddini de bilecek.” diye konuştu.

“Belediye Olarak Şu Anda Yasalara Göre Senin Burs Verme Yetkin Yok”

Erdoğan, “Yalan söyleme, yalan söyleme. Al, bir yalanını daha yakaladım. Belediye başkanlığım döneminde üniversite gençliğine burs verdim. CHP’nin ise bunu o zamanki Anayasa Mahkemesine götürerek bu bursu yasaklattı. Daha sonra iktidar olunca bu defa Başbakanlıktan burs vermeye başladık. Bunu da daha kalıcı kılarak Kredi Yurtlar Kurumu vasıtasıyla hem kredi hem de burs vermeye başladık. İsteyen kredi alır, isteyen burs. Kimseyi boş, geri çevirmiyoruz. Biz buyuz. Milleti aldatma. Belediye olarak şu anda yasalara göre senin burs verme yetkin yok, bunu yasaklayan da CHP, Anayasa Mahkemesine götürdü ve yasakladı. Biz de bunu Kredi Yurtlar Kurumu vasıtasıyla çözdük. Kredi Yurtlar Kurumu artık bu işi isteyene kredi, isteyene burs. Kimseyi ne burs ne kredi konusunda geri çevirmiyor, isteyene veriyor.” dedi.

“Suriyelilere Parasal Bir Maaş Bağlama Diye Bir Şeyimiz Asla Yok, Yalan Söylüyorlar”

Erdoğan şöyle devam etti:

“Şimdi bir şey daha uydurdular. Ne diyorlar, ‘Ya bu Suriyelileri buralara doldurdunuz, bize para vermiyorsunuz Suriyelilere veriyorsunuz.’ Kardeşlerim, bu gerçeği size anlatayım. Bu yalana sakın aldanmayın. Bu yalan CHP’nin yalanıdır. Biz Suriyelilere parasal bir maaş bağlama diye bir şeyimiz asla yok, yalan söylüyorlar. Biz kamplardaki Suriyelilere sağlık desteği veriyoruz, oralardaki hastanelerde, dispanserlerde, çadır kentlerde, bu desteği veriyoruz. Konteyner kentlerde, yiyecek, giyecek bu tür destekleri veriyoruz ama asla onlara maaş bağlama diye bir şey yok. Bu koskoca bir yalandır. Peki biz kime veriyoruz? Ülkemin fakir fukarasına, garip gurebasına valiliklerimiz, kaymakamlıklarımız vasıtasıyla maaş bağlıyoruz, biz vatandaşımıza veriyoruz vatandaşımıza. Ey CHP bu yalanları bırak. Ülkemdeki Suriyelilere de muhacir olarak bakıyoruz. Onlar varil bombalarından kaçtılar. O bombalardan kaçarak bize sığındılar. Bizim tarihimizde bu yok muydu? Vardı. Allah göstermesin böyle bir şey bizim başımıza gelse biz ne yapardık. Onun için sakın bu sahtekarların uydurduğu yalanlara aldanmayın.”

“Gezi Olaylarında Bay Kemal Vardı”

Erdoğan, “Ülkemizin bu istikrarlı gidişinden ve güçlü duruşundan rahatsız olanlar içerideki her fırsatı bir kriz vesilesi haline dönüştürmenin peşindeler. Şöyle geriye dönüp baktığımızda 2013’teki gezi olaylarından beri bunun sayısız örneğini görüyoruz. Kim vardı? Gezi olaylarında Bay Kemal vardı. Kim vardı? Yandaşları vardı. Yani şu anda bizim arşımızda olanların hepsi Gezi olaylarında yer almışlardı. Kendi imkanlarıyla Türkiye’ye diz çöktüremeyenler, bizi içeriden çökertmek için her yola başvuruyorlar. İşte buradan bir kez tekrarlıyorum. Başaramayacaksınız, Türkiye’ye diz çöktüremeyeceksiniz, Türk milletinin ayaklarına ve ellerine pranga vuramayacaksınız, bu ülkeyi yıkımın, gözyaşının, acının, sefaletin, esaretin kol gezdiği bir yer haline getiremeyeceksiniz. Halkımızı birbirine düşüremeyeceksiniz, siyasi, askeri ve ekonomik kazanımlarımızı elimizden alamayacaksınız, üretimimizi, istihdamımızı, ihracatımızı çökertemeyecek, refahımızı geriye götüremeyeceksiniz. Bir asır önce sinsice yıktığınız koskoca cihan devletinin külleri üzerinde doğan Türkiye Cumhuriyetine aynı oyunları oynamayacaksınız.” diye konuştu.

“18 Günde İstanbul’a Ne Yapılır?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi ne diyor? ‘Biz 18 günde ne yaptık’. Ne yaptın 18 günde? 18 günde sadece başkanvekilinin odasının kilidini söktün. 18 günde bunu yaptın. 18 günde İstanbul’a ne yapılır? Niye yalan söylüyorsun. Yalan üstüne yalan.” dedi.

Hastaneyi Gezdi

Açılış töreninde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da hazır bulundu. Erdoğan açılış töreninin ardından Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni gezdi.  (DHA)


Share
#

SEN DE YORUM YAZ

5+7 = ?