logo

Bakan Mehmet Şimşek’ten çok önemli açıklamalar

Bakan Mehmet Şimşek

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, özel bir TV kanalında önemli değerlendirmelerde bulundu

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, özel bir TV kanalında önemli değerlendirmelerde bulundu. İşte Bakan Mehmet Şimşek’in konuşmasının satır başları:

“Gaziantep benim siyasette ilk göz ağrım. Acemilik Gaziantep’te geçti. Ben daha önce siyasi herhangi bir faaliyet içerisinde olmamıştım. Ve İngiltere’de severek ve başarılı olduğumu sandığım bir iş yapıyordum. Ama iş memlekete hizmet olunca, o anlamda fırsat çıkınca bizde çıktık geldik. Sürpriz bir şekilde o dönem Gaziantep’ten milletvekili adayı yapıldım.

Gaziantep, yapısal dönüşümü gerçekleştirebilir miyiz?
2007’nin Mayıs-Haziran-Temmuz döneminde beni toplantılara davet ettiklerinde benim sunumum vardı “Gaziantep dönüşümün başladığı yer” diye… Tabi aslen Mardin’liyim, sonra Batman’a bağlandı. Doğu Güneydoğu’yla bağımız var. Siyaseten bir çok konu bir çok tarafa çekiliyor. Bugün herhangi bir kapasitede Türkiye’de ülkeye hizmet noktasında maksadım hiçbir zaman maka mevkii olmadı.

“BAKAN OLMUŞUZ OLMAMIŞIZ ÖNEMLİ DEĞİL”
MKYK’da olmuşuz olmamışız, bakan olmuşuz olmamışız önemli değil. Tartışmalara gelince, Türkiye nispeten, nispeten diyorum küçük dışa açık, açık veren bir ekonomidir. Bu şu anlama geliyor, küresel ekonomiden yüzde bir pay alıyoruz. Bu bizi nispeten, bölgemizde önemli bir aktörüz. Ama nispeten diyoruz küçük sayılıyor, yüzde 1 civarı. Ve dışa açık bir ekonomiyiz. Özellikle 80-89 sonrası. Bir de açık veren ekonomiyiz. Bu da ekonomi politikaları üzerine bir takım kısıtlar getiriyor. zaman zaman bakış açılarında farklılıklar yaşanabilir. Ama hepimizin derdi nasıl daha çok istihdam sağlarız? Finansal makro ekonomiyi koruyarak refahı nasıl üst noktalara taşırız… Ondan dolayı da zaman zaman biz farklı düşünüyormuşuz gibi tartışmalar yaşanıyor. Bir ülkenin kalkınması için yeraltı zenginlikler yetmez. Esas zenginlik beşeri sermayedir. Ama bunun yanında en önemli belirleyicilerden bir tanesi de kurumların kalitesidir. Kurumların güvenilirliğidir.

“GÜÇLÜ BİR İRADE OLURSA REFORM YAPILABİLİR”
Türkiye’de ancak güçlü siyasi irade olursa reform yapılabilir. Yani siyasi istikrar-reform. Tabi bölgede siyasi istikrarın devam ettiği reformun yapılmadığı ülkeler var, başarı yok. Şimdi 90’lı yıllarda kısır bir döngü var. Siyasi istikrarsızlık, reform yapılamayan dönem. Ve refah anlamında yerimizde saydık geriledik. Yani ülkeler ilerlerken biz geriye düştük. 2000’li yıllara geldiğimiz zaman reform yapıldı. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, arkasından bu reformlar güveni artırdı ve yatırımlar arttı, refah arttı.

“SEÇMENE EKONOMİK MAHLUKAT OLARAK BAKILIYOR”
Ekonomiye dair çalışmalar devam ediyor. Bittiği zaman Başbakanımız açıklayacaktır. Beyannameye konu olabilecek, refahın adil şekilde paylaşılmasına yönelik atılacak adımlar konusunda bugünden değerlendirme yapmam doğru olmaz” Seçmene bir ekonomik mahlukat olarak bakılıyor.

“Seçim vaatlerine baktığınız zaman seçmene bir ekonomik mahlukat olarak bakıldığını görüyoruz. Vatandaşımız esas itibariyle uzun sürdürülebilir refah artışını kim sağlar bu şekilde değerlendirme yapmalı, seçimde yaptı da. Bir miktar ben vaatleri anlıyorum, yani sonuçta siyaset yapıyoruz ancak bunun dozu önemlidir. Türkiye’de makro istikrarı bozmayacak, kalıcı hasara uğratmayacak şekilde hareket edilmeli. Yatırımı, istihdamı desteklemek konusunda bir Maliye bakanı olarak hiç tereddüt etmem. Bunlar iş ve aş demek.

“YATIRIMLAR KONUSUNDA HİÇ TEREDDÜTÜM YOK”
Sonuçta siyaseti neden yapıyoruz, eğitimde kalite, yatırımlar konusunda hiç tereddütüm yok. Ancak transfer harcamaları konusunda çekincelerim olur. Ben uzun bir süredir, Türkiye’de güçlü irade ve siyasi istikrar olursa ekonomik büyüme olabileceğini söylüyorum. 90’lı yıllarda kısır bir döngü vardı. Refah anlamında geriye düştük. 2000’lı yıllarda güçlü siyasi iradeyle birlikte reformlar yapıldı. Böylece yatırımlar ve refah arttı. Fakat bu aralar ne desek farklı yerlere çekiliyor. İkircikli bir yapı varmış gibi. Bizim hepimizin davası memlekete hizmet davasıdır, manevi bir hazdır.

“EMEKLİMİZE 5-6 KAT İKRAMİYE VEREBİLİRDİK”
90’larda o populizm yapılmasaydı biz bugün emeklimize beş altı kat ikramiye verebilirdik. Bizim gelir dağılımını düzeltmemiz lazım, biz gelir adalaetini bir miktar daha düzeltmek istiyoruz. AK Parti olarak rasyonel olarak, büyüyen pastadan toplumun kesimlerinin pay almasını sağlamaya çalışacağız.

“ÖNCE REFORM SONRA REFAH…”
Cari açık sorununun çözülmesiyle birlikte tasarrufa yönelik tedbirlere gerek kalmayacak. Önce reform, sonra refah ondan sonra diğer alanlarda değişklik olmalı. İnşallah reformlar sayesinde yeniden sürdürülebilir büyüme patikasına gireceğiz. 2016 bütçesini meclise zamanında teslim edeceğiz ama seçim ve meclisin teşekkül etmesi zamanları dikkate alındığında meclis bütçeyi görüşmeye vakit bulamayacak ancak Anayasa gereği bu yapılacak. Hızlı şekilde bir geçici bütçe kanunu yapacağız. O kanunun içerisinde personele ve diğer bütün konulara ilişkin maddeler olabilir. Bütçe kanunu geçici olsa da kamu hizmetlerinin ifasında en ufak bir sorun yaşanmayacak. En ufak bir kaygı olmasın. Bütçe 3 aylık mı 6 aylık mı olur o günkü meclis kompozisyonuna bağlı olacak.

“YÜZDE 3 BÜYÜMEYİ KÜÇÜMSEYENLER OLACAKTIR”
Yüzde 3 büyümeyi küçümseyenler olacaktır ama şu anda Brezilya ve Rusya küçülüyor. Genel anlamda Çin ve Hindistan hariç dünyadaki gelişmekte olan ekonomiler yüzde 2,3 veya 2,4 büyüyecek bu sene. Türkiye’nin seçim ortamına rağmen Brezilya ve pek çok ülke üzerinde büyümesi güvenin bir işaretidir.

25 yapısal dönüşüm reform programı, yargı reformu, etik reformlar bir an önce uygulamaya konmalı. Türkiye’nini cari açığı yönetilebilir seviyelere gelecek. Biz bütçeyi sıkı tuttuk. Eğer siyasi istikrar bozulmazsa burada bir sıkıntı olmayacaktır. Vergi reformu, mükellef hakları anlamında Vergi Usul Kanunu gibi pek çok konuda çalışmalar yapıldı. Ben Maliye Bakanı olarak reform, reform, reform diyorum.

“ÇOK KISA ZAMANDA GÜÇLÜ BİR HÜKÜMET GEREKİYOR”
Türkiye için algı kötüleşti, risk primi hızla artıyor. çok kısa zamanda güçlü bir hükümet gerekiyor. Gelişen ülkeler için sıkıntılı bir dönemde siyasi istikrar gerekir. Her durumda Türkiye’nin güçlü bir hükümete ihtiyacı var. Türkiye’nin dış kaynağa ihtiyacı var. Belirsizlik kaynak girişini durduruyor.

Çözüm sürecinin sekteye uğramış olması Türkiye’nin potansiyel büyümesini olumsuz etkiler. AK Parti çözüm sürecinde samimi, hak ve özgürlük konusund ane adımlar atmamız gerekiyorsa attık ve atmaya devam ediyoruz. Uzun vadeli ekonomik kazanımlar için terör örgütünün anladığı dilden konuşulması gerekiyor, şu anda da konuşuyoruz. Hiçbir hukuk devleti teröre musamaha etmez, biz de etmeyiz. Yatırımlar tabii ki bu durumdan etkilenecek.

Etiketler: » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?