logo


ANAHTAR KAYBETTİĞİN YERDE


Mehmet Ali Seyyidoğlu
maliseyyidoglu@yagmurhaber.com

IMG_2170İnsanlık var olduğundan beri; başarılı sayısız komutan, mucit, sanatçı, mimar, filozof ve daha nice meslek dalından kimseler yetiştirdi. Tarihe geçmiş büyük komutanların yaptıkları büyük ve kanlı savaşlar aslında bir arayışın sonucuydu. Belki de bilmeyerek aslında bir şeyler aramışlardı, milyonlarca insanın gerçekleştirdiği; tarihin akışını değiştiren büyük kavimler göçü, büyük mucitlerin kusursuz icatları, tarihe misafirlik etmiş her bir sanatçının bıraktığı ölümsüz eserler, yaptıkları yüzyılları aşan mimari yapılarla dönemin mimarları ya da insanlığın gelişmesinde gözden kaçamayacak ölçüde öneme sahip diyalektik üstadı filozoflar, hepsi bir arayışın sonucu varmıştı tarihin onları topladığı mahalleye…

Her gelen nesil bir önceki neslin bıraktığı ayak izini takip ederken, Kimi zaman da kendine anlamsız gelen bazı ayrıntıları atlayıp bunun sonucunda yanlış taraflara yönlendi. Kaderini ararken, insani hatalar yaptılar Ve yanlış yerde aradılar kaderinin anahtarını.

Peki, sadece kan dökmek miydi tarihe adı geçen komutanların yaptığı büyük savaşların sebebi, yoksa insan nefsinin dayatması bir çeşit üstünlük kurma çabası mı?

Neydi Büyük İskender’i doğduğu coğrafyadan binlerce kilometre uzakta olan Hindistan’a getirten sebep, Ya da kavimlerin kaderini değiştiren o büyük göçün sebebi neydi tam olarak; tarihi atıklarımızı bir kenara bırakırsak?

Edison karanlıktan korktuğu için mi buldu ampulü? Newton, canı elma çektiğinden mi fark etti yer çekimini? Archimeth başka ülkeleri gezip görme merakından ve gemi yapma hobisinden mi buldu suyun kaldırma kuvvetini,

Betthoven, doğuştan apsolit olduğundan mı sağır olmayı seçip, En iyi bestelerini bu dönemde kazandırdı insanlığa Ya da O’na bu halde iken bile eşsiz besteler yaptıran neydi? Mimar Sinan Sultan Süleyman’dan korktuğundan mı yaptı eserleri,

Platon kendini kanıtlama merakından mı yazdı Devlet’i, Aristo bugün bile O’ndan bahsedelim diye mi yetiştirdi onca öğrenciyi; Yoksa doğru bildiklerini anlatmasından dolayı mı Tarih adını bugüne taşıyarak O’nu ödüllendirdi?

Picasso ne diye yaptı o kusursuz resimleri, Soğuk Fransız gecelerinde soğuktan ölmemek için severek yapıp, mecburiyetten yaktığı tabloları kafaya takıp mı delirdi; O, deli değildi de bizim aklımızla buluşmamız mı biraz gecikti?

Mevlana; öldüğünde, babasının tabutu önünde ayağı kalksın diye mi yazdı mesneviyi, Yunus, sadece şiir söyleyebilmek için mi buldu Taptuk Emre’yi? Yapılan her şey bu kadar basit olabilir mi?

Ya da her geçen yıl artan savaş veya farklı nedenlerle insanlığa musallat olan kıyım, yine insanın karışan kafasının sebebi değil mi? İnsan, neden kendini anlamaktan vazgeçti? Neydi bizden öncekilerin arayışının sebebi, insanın kendi ruhuna kavuşma isteği mi?

İnsanlık aslında yüzyıllar boyu kendi içine varmak için seyahat etti, Kabuk değiştirerek farklı yüzlerde macerasına devam etti, Bazen gözden kaçırdı var olma sebebini ve farklı yönlere gitti,

İnsanlık aslında anahtarı kafasının karışık olduğu o zamanlarda kaybetti, Aslında her birinde doğuştan var olan anahtarın izini Ve böylece her nesil anahtarı yanlış yerlerde aradığından bir türlü sonuçlandıramadı İçsel seyahatini;

Sadece kendini aradı insan, ilk günden bu yana, Saniyelik bir yolculuk için yüzyılları katetti, Oysa aradığı şey, yani anahtar O’nun içinde, kaybettiği yerdeydi…

Etiketler: »

Share
#

SEN DE YORUM YAZ

2+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tenis İzleyicisi Olmak

    16 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Tenis maçında oyuncuların puan oynadığı esnada izleyicilerin konuşması, gürültü yapması ya da oturduğu yeri değiştirmesi yasaktır. Nezaketen de doğru değildir. Tenis maçları, özellikle futbol, basketbol gibi spor branşlarında izlediğimiz kadarıyla gürültülü, desibeli zorlayan tezahüratlar yoktur. Taraf tutma tabi ki var, izleyici beğendiği oyuncuya destek olabilir ama karşı tarafında güzel puanında onu da alkışlıyor, oyuncuyu güzel oyunundan dolayı tebrik ediyor. Günümüzde malesef ki tenisin dışında bu davranışları görebileceğimiz fair-play dol...
  • Yapılabilecek en ideal spor tenis

    12 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Tenis, asırlar öncesine dayanan tarihe sahip olmakla beraber soylu bir spor, krallar oyunu olarak spor severlerin hayatına girdi. Ülkemizde de Türkiye Tenis Federasyonun ve bazı sponsorlarında desteği ile düzenlenen turnuvalara ünlü teniscilerinde katılımını sağlayarak popüleritesi artmış ve insanlar ilgi duymaya başlamıstır. Tenis, basketbol ve futbol kadar ulkemizde geniş kitlelere ulaşamamış olsada kendine ait çizgisini her zaman korumayı başararak hayatımızın parçası haline gelebilmiş ve bir çok spor sever icin cazibe olusturmustur. Tenis...
  • YAŞAM BOYU GÜZEL BİR CİLT

    09 Temmuz 2015 Köşe Yazıları

    Unutmayın ki güzel bir cilt için, doğuştan getirdiğiniz iyi genlerin yanı sıra kendinize iyi bakmanız da gerekiyor. Cilt bakım teknikleri ve ürünleri yaşlara göre değişiklik göstermekte. 20'li, 30'lu, 40'lı, 50 ve üstü yaşlarda uygulayacağınız basit tekniklerle yaşınıza göre güzel görünmeniz mümkün. Yaşamın kaliteli olabilmesi için beslenmenin de kaliteli olması gereklidir. Bu nedenle kişilerin doğru beslenme sistemlerini yaşamlarına adapte etmeleri önemlidir. Yaş dönemlerine göre beslenmeyi ayarlamak hem birçok hastalığın önlenmesine ...
  • KOKULAR VE ETKİLERİ

    25 Mart 2015 Köşe Yazıları

    Bitkiler ilham, konsantrasyon, çalışmak için zindelik, dinlenmek, uyumak ya da hayal kurmak için doğru ambiansı yaratarak ruh halimizi etkilerler. Farklı bitkisel yağlar farklı enerji türleri yaydıkları için ihtiyaç duyacağınız titreşim ve enerjiye göre belirli bir yağ ya da yağ karışımı kullanabilirsiniz. Kokular ve Etkileri Konsantrasyon için; Limon, fesleğen, limon otu, okaliptüs, kişniş, laden. Mutluluk için; Portakal, gül, yasemin, kişniş, zencefil, ıtır. Kabullenmek için; Servi, ölmez otu, melisa. Kızgınlığa karşı; Paçul...