logo

Ailelerin Silivri’de er bekleyişi sürüyor

Ailelerin Silivri’de er bekleyişi sürüyor

Gözü yaşlı annelerin feryatlarına, bayılanlar için gidip gelen ambulansların sesi karışıyor. Oğlunu TRT baskınında görüp de Van’dan gelen bir baba, derdini anlatma çalışıyor: “O darbe nedir bilmez ki…”

Darbe girişiminde tutuklanan er ve erbaşların aileleri, Silivri Cezaevi girişindeki “Son Çare Büfe”nin önünde endişe içinde bekliyor. Birbirinden çaresiz ailelerin tek isteği, çocuklarından haber alabilmek. Aileler, “Askerlik yapan herkes, erlerin bir suçu günahı olmadığını bilir. Oğullarımızı bize geri verin” diye gözyaşı döküyor.

Şükrüye-Şükrü Esoğlu çifti, kalabalığın az ilerisindeki otoparkta eski bir otomobilin önüne serdikleri kilimin üstünde, içeriden gelecek mutlu haberi bekliyor. Bir oğulları cezaevinde, diğeri askere “Dur” demek için çıktığı sokakta geçirdiği trafik kazası nedeniyle yaralı halde hastanede. Kilis’te bir komşularından aldıkları emanet otomobille borç harç yola çıkıp soluğu Silivri’de almışlar. Amasya’da acemiliğini yapan 20 yaşındaki oğlunun 1 hafta önce İstanbul Esenler’deki Baştabya Kışlası’na gönderildiğini anlatan anne, çaresizce şunları söylüyor: “Biz günlük 30 lira yevmiyeyle tarlalarda çalışırız. Oğlum acemiliğini yaptı. 10 günlük izninde de bizimle tarlada çalıştı. Cebine koyduğumuz 90 lirayla geldi İstanbul’a. Tam kalkışmanın olduğu sabah kartla aradı bizi. Diğer oğlum, o gece Türk bayrağını alıp motosikletle darbecileri protesto ederken trafik kazası geçirdi. Hastanede yatıyor. Cumhurbaşkanım erleri affetsin. Erler nasıl karşı çıksın komutanına…”

TERHİSİNE 2 GÜN KALMIŞTI
Ellerini açıp oğlunun adını haykıran bir anne, “Ercan Pir’im, sana emri kim verdiyse söyle! Suçluyla suçsuzları ayırsınlar. Anneleri ağlatmasınlar” diyerek gözyaşı döküyor. Bir ara aileler nizamiye kapısına gidiyor ve orada bekleyen askerlere, “Siz de ersiniz. Komutanın emrinden çıkabiliyor musunuz?” diye soruyor. “Çocuklarımızdan haber getirin” diye yalvarışlar sürerken, Van’dan gelen Rıdvan Cengiz şunları ifade ediyor: “Hasdal Kışlası’nda askerdi oğlum. O gece TRT işgalinde gördüm. Silahı polise teslim etti ama halk dövmeye başladı. Pazartesi terhis olacaktı. Ona ‘Darbe nedir?’ diye sorsan, ‘Yenilir bir şey mi?’ diye sorar. Soğuk yiyecek zanneder.”

Asker kardeşi için Ankara’dan çıkıp gelen abla Emel Köken ise çaresiz: “Kuzenim Ankara Gölbaşı’nda Polis Okulu’nda öğrenci. Yakında polis olacak. Kardeşim Hasdal’da asker. Darbe olsaydı kuzenim cezaevine girecekti. Darbe önlendi, er olan kardeşim tutuklandı. Bu nasıl bir çaresizlik Allah’ım? Kardeşim daha silah tutmayı bile bilmez. Silahtan da korkar. Nasıl darbe yapsın? Onu almadan da gitmem.”

Kaynak:Habertürk/Ümran AVCI

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?