logo

Acun Medya dolandırıcılığı

Acun Medya dolandırıcılığı

Üç gün önce Acun Medya’dan aradığını, Esat Yontuç’un asistanı olduğunu ve isminin Harun Avaz olduğunu söyleyen bir şahıs benimle irtibata geçti. ‘Yaşayan Kitaplar’ diye yeni bir program başlayacağından bahsedip beni bu programa konuk olarak davet etti.
Şaşırdım.
Doğrusunu söylenmek gerekirse heyecanlandım da.
Bir an kendimi toparlayıp “Sunucu kim?” diye sordum; “Atalay Demirci” dedi.
İçimden, “hadi canım, biri kafa buluyor olmalı, Türkiye’de konuk mu kalmadı bana gelinceye kadar, hem niye ben?” diye bir sürü soru işaretleri dökülse de inanmak istiyor insan. Ve bu inanma isteği tüm soru işaretlerini silip atıyor.
Ben yine de kibar bir dille sordum.
“Kitaplarınız, yazılarınız…” dedi.
Makul.
Hangi yazar Türkiye’nin en çok izlenen televizyon kanallarından birinde bir programa konuk olup kitaplarının tanıtımını yapmak istemez ki. Hele benim gibi ünlü biri değilseniz.
Neyse; devam etti konuşmasına. Instagram’dan beni takip ettiğini, paylaşımlarımdan ve kitaplarımdan etkilendiğini, bu sebeple Esat Bey’e beni önerdiğini söyledi.
İyice keyiflendim.
Duyduğum memnuniyeti belirtir bir kaç süslü cümle geveledim.
Marmaris’te yaşadığımı, ama İstanbul’da kitaplarımla ilgili işlerimi takip eden ve onunla benim adıma ön görüşmeleri yapabilecek reklam ajansı sahibi bir arkadaşım olduğunu söyleyip telefon numarasını rica ettim.
Numarayı verdi. Ve arkadaşımın görüşmeye gelirken kitaplarımı da getirmesini istedi.
Bu arada cetinkorkut.net sayfasından kitaplarım ve biyografim hakkında bilgi edinebileceklerini söyledim. “Tamam bir bakalım,” dedi.
Benimle ilgili bir kaç soru sorduktan sonra, Esat Bey’le konuşup geri döneceğini söyledi son olarak.
*
Uykusuz bir gece ve ertesi sabah:
Telefonumda bir mesaj; “Biyografinizi inceledik, çok etkilendik, iş değişti, bizi arayın.”
Aradım sürekli meşgul çalıyor. Ee normal. Koskoca Esat Yontuç’un asistanı. Yoğun olacak tabii.
İki saat sonra beni aradı. Heyecan tavan. Derin bir nefes alıp açtım telefonu. Samimi bir hal hatır sormalar, derken konuya geldi. Biyografimi Esat Bey’in de okuduğunu, donanımımdan ve hayat hikayemden çok etkilendiğini, programa konuk olarak değil Atalay Demirci’yle birlikte programı sunmamı istediklerini söyledi.
Vay anam vay!
Bu durumda nasıl hissetmem gerektiğini bile bilemeyecek kadar heyecanlandım.
Derken ikinci bomba patladı. Programın ismini ‘Sol Yanım Aşk’ olarak değiştirmek istediklerini söyledi.
Peh! Kitabımın ismi bir program adı oluyor.
Müthiş!
Ama ne alaka?
Böyle program ismi mi olur?
İnanmak istiyorsanız olur.
*
İstanbul’daki arkadaşımı aradım. Zaten bir evvelki akşam konuyu anlatmıştım. Ona yeni gelişmeleri aktardım. Onda da heyecan tavan. Verdiğim numaradan onu arayıp görüşeceğini ve hemen akabinde beni arayıp bilgilendireceğini söyledi.
Birkaç saat sonra cevap geldi. Ertesi gün Acun Medya’da görüşmek üzere randevu almış.
Mükemmel.
Varın ne hayaller kurmuş olabileceğimi siz tahmin edin. Ben sayısal oynadığımda bile bu kadar hayal kurmadım.
*
Ertesi gün akşamüzeri saat altı gibi arkadaşımdan bir mesaj; “Çayını kahveni hazırla mükemmel haberlerim var. Birazdan arayacağım.”
Biter mi o birazdan? Bitmedi. O birazdan bir ömür gibi uzundu.
Ve nihayet aradı.

Üç saat süren görüşmenin özeti; iki program teklifi ve ne paralar, ne imkanlar…
Talih kuşu işte. Ne zaman kime konacağı belli olmuyor.
Cuma akşamı saat 20:15-21:30 arası Sol Yanım Aşk canlı yayın ve Cumartesi gündüz kuşağı bant yayını bir yatçılık programı. Maaşları Acun Medya tarafından karşılanmak üzere dört adet de asistan hakkı. Daha ne olsun. Bundan memnun kalmayanı Allah çarpar.
Allah Acun Ilıcalı’dan bin kere razı olsun. Allah tuttuğunu altın etsin. Ne diyebilirim ki başka.
Biyografimde engelli biri olduğumu da okuyunca, “hah” demişler, “Aradığımız adam bu. Hem engelli, hem yatçılık sektöründe çok başarılı olmuş bir duayen, yetmedi bir de donanımlı bir yazar.”
Acun Ilıcalı bu konularda hassas olduğu için Esat Bey özellikle ilgilenmiş. Sağ olsun.
TV 8 çalışma sisteminden, prensiplerinden, samimiyet biraz ilerleyince de Acun Medya’yla olan anılardan bolca konuşulmuş.
Zaten herkes tarafından bilinir ki, Acun Medya ekibi sıcaktır, misafirperverdir, bonkördür, geleni evinde gibi hissettirir.
Bilinmeyen yetenekleri ve değerleri toplum gözü önüne çıkarmayı, desteklemeyi prensip edinmiştir…
Çok şanslıyım çook!
Arkadaşım büyük bir heyecanla, yirmi dakikadır bana bunları aktarıyordu ki, kapı çaldı. Önceden programlı misafirlerimiz vardı, onlar geldi.
Sonra tekrar üzerinden geçelim deyip telefonu kapattık.
*
Yarım saat sonra arkadaşım aradı. “Ben şüphelendim bu durumu araştıracağım,” dedi.
Haydaa. Söylenecek laf mı şimdi bu.
Başladık durumu sorgulamaya. Tüm görüşmeleri baştan sona tekrar irdeledik. Her seferinde bir şeylerin ters olduğunu anlıyor, daha çok derine iniyor, daha çok moralimiz bozuluyordu. Ve en nihayetinde bu adamın bir dolandırıcı olduğunu anladık.

Rüya bitti!
Yakaladığımız noktalar şunlardı:
Bizden acilen arkalı önlü kimlik fotokopilerimizi ve birer adet vesikalık fotoğraflarımızı istedi.Gerekçe; RTÜK’ten acilen alınması gereken sunucu belgeleri.
Her bir belge için ödenmesi gereken 1,600 TL ve toplamda 8,000 TL.
Buluşmanın Acun Medya ofisinde değil 4. Levent’te Kanyon’da gerçekleşmesi. Gerekçe; şahsın izinli olduğu ve o taraflarda bulunduğu.
Acun Medya yetkililerinin benimle yüz yüze görüşmeden bu şahısın ücretler telaffuz etmesi.

Sosyal medya hesaplarındaki tutarsız biyografi bilgileri.
Sosyal medya hesaplarında paylaştığı tutarsız görseller.
Ve daha birçok tespit…

Kaldı ki bu işler bu kadar kolay mı olur? Hiç bir kimse tanımadığı birine asistanı üzerinden böylesine ciddi teklifler götürmezdi.
Ama dersini vermek ve bu adamı ihbar etmek gerekiyordu. Çünkü, bizde işe yaramadı ama başkalarını mutlak dolandıracağı kesindi.

TV 8’i aradık. Gece olduğu için bir sonuç alamadık.
Dolandırıcıyı, ‘ona inanmaya devam ettiğimiz’ oyunuyla oyaladık o gece.
*
Ertesi sabah, arkadaşım Acun Medya ofisine giderek yetkililere durumu ve ciddiyetini detaylarıyla anlattı. Onlar da gerekli ilgiyi gösterip durumu hukuk bürosuna aktardılar. Bildiğim kadarıyla avukatları gereğini yapıyor.
*
Yukarıda resmini verdiğim bu kişiyi herkes tanımalı ve böyle bir durum karşısında hemen savcılığa gitmeli.

Muhtemelen kullandığı hesapları ve numaraları tekrar kullanmayacaktır ama yine de aşağıda bunları belirtmem bir fayda sağlayabilir:

tv8

Kullandığı isim: Harun Avaz
Kullandığı telefonlar: 0534 2345389 – 0506 0689987
Instagram: @avazharun – @sonradanask
Facebook: /avazharun
Sonradan Ege Doğrucan isminde Facebook hesabı olduğunu da öğrendik.

Aman bu dolandırıcı adama dikkat!

Çetin Korkut
cetinkorkut.net

Kaynak:Radikal


Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
#

SEN DE YORUM YAZ