logo

20 yaşındaki Ezgi’nin Ümraniye’deki evinde acı

EZGİ

Suruç’taki canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren gençlerden 20 yaşındaki Hatice Ezgi Sadet Ümraniye’liydi. Ezgi’nin ölüm haberi ailesinin yaşadığı sokağa ateş düşürdü. Ezgi’nin anne ve babası acı haberi alır almaz kızlarının cenazesi için Gaziantep’e gitti.

Ezgi Sadet, 20 yaşında bir Sanat Tarihi öğrencisiydi, Kobanili çocuklara oyuncak ve iyimserlik dağıtmak için gittiği Suruç’ta katledildi. “İçimde sanki hep aynı şarkıyı çalan bir laterna” diye yazmıştı aylar önce. Bir laterna sesi gibi geçti aramızdan. IŞİD kuşatması ve taarruzu ile buna karşı direniş sırasında yerle bir olmuş kentin yeniden inşasına destek için Kobani’ye gitmek isteyen gençler, Suruç’ta hain bir saldırıyla katledildiler. Hatice Ezgi Sadet onlardan biriydi…20 yaşında, taşkın akan kanının gücüyle, dünyanın bu küçük ama uygarlık için anlamlı noktasına, Kobani’ye, insanlık ve adalet, çocuk sevgisi ve iyimserlik götürmeyi ümit eden bir fidan.

Ezgi, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde 2. sınıf öğrencisiydi. Sanat Tarihi bölümünü kazandığını “İşsiz olacağım ben. Mutluyum” diye duyurdu ağustos ayında. Barbarlık, işsiz kalmasına bile izin vermeyecekti. İnsanlığın en incelikli yanının tarihini okurken ve kendi en ince yanıyla insanlık tarihinin yardımına giderken öldürüldü. Berkin’in derin uykudaki direnişinde, Ali İsmail’e atılan son tekmenin peşinde, Soma’da yiten işçilerin arasında attı kalbi. Gezi’yi görmüş çocuklardandı. Bunlar yokmuş gibi yapamazdı.

HEP ÇOK ÜŞÜRDÜ
Üşürdü, hep çok üşürdü ve “ne zaman ince giyinse hava soğuk olur”du… Soğuk başını ağrıtırdı, sinüziti vardı. Yine de kışın en kara günlerinde bile şehrin öbür ucundaki Olimpiyat Stadı’na giderdi; üşüyerek ama tereddüt etmeyerek… Beşiktaşlıydı çünkü. Beşiktaş’ı ve onun direngen yanını seviyordu. ‘Locası’ yoktu tribünde. Kış günü İkitelli’ye, Olimpiyat Stadı’nın zemherisine açık tribün biletiyle gidiyordu. Beşiktaş’ı seviyordu… Sosyalistti Ezgi… Şeyh Bedrettin gibi haktan, Ulrike gibi bugünden, Denizler gibi yarından yanaydı.

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesiydi. Federasyon her yıl düzenlediği yaz kampını bu yıl Kobane’de düzenlemeye karar verdi. En öndeydi. “Bu devrim bütün cinsiyet önyargılarının kırıldığı bir devrim. Rojava Devrimi’nde kendi özgürlüğümüzü görüyoruz. Rojava’da kadınlar cinsiyet yargılarını yıkıp, cephede en ön saflara geçtiler…” Rojavalı kadınların siperlerine dizildiği bu son çağ savaşının cephesi ‘her yer’di oysa… Bir pankartın arkasında çocuklara oyuncak dağıtacağı saatleri beklerken öldürüldü.

“ANNE VE BABASININ ONAYIYLA GİTTİ”
Amcaları ve yakın akrabaların İstanbul’da üzüntülü bekleyişi sürüyor. Görüntü alınmasını istemeyen ve kameraya konuşmayan Hatice Ezgi Sadet’in yakınları,” O çok yardımseverdi. Annesinden babasından izin alarak, Kobani’deki çocuklara yardım etmeye gitti. Ona ve arkadaşlarına kıyanları lanetliyoruz ” demekle yetindi.

STAJINI ANTİK KENT KAZISINDA YAPTI
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nde okuyan Ezgi, hergün Ümraniye’den Beşiktaş’a okula gidiyordu. Çevresinde güler yüzlü olarak tanınan Ezgi, yakın bir zamanda da Muğla’daki Tlos Antik Kenti kazılarına stajyer olarak katılmıştı.

SON GÖRÜNTÜSÜ
Suruç’a gitmeden önce arkadaşlarıyla birlikte Kadıköy’deki basın açıklamasına katılan Ezgi Sadet son olarak burda kameralar tarafından net olarak görüntülenmişti. Üzerinde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu yazılı önlük bulunan Ezgi Sadet en önde pankartı tutuyordu.

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?